Turk- Tarih

Gelmişini Geçmişini Merak Edenlere ...!

Özlü Söz

Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medeni özelliği ve büyük medeni kabiliyeti bundan sonraki gelişmesi ile geleceğin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır.

M. Kemal Atatürk .

Turk-Tarih.tr.gg

Sitemize HOSGELDINIZ

Türk-Tarih

ATÜRK’E “MAREŞAL” VE “GAZİ” UNVANININ VERİLMESİ


ATÜRK’E “MAREŞAL” VE “GAZİ”

ÜNVANININ VERİLMESİ

Sakarya Meydan Savaşı’nın kazanılmasından sonra, Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’ya, Millet Meclisi, 19 Eylül 1921′de kanunla ”Müşir” (Mareşal) rütbesi ile ”Gazi” unvanı verdi. Mustafa Kemal’e, Milli Mücadele’nin başında Erzurum’da bulunduğu sırada, kendisini İstanbul’a çağıran Saray ile 8-9 Temmuz 1919 gecesi yaptığı telgraf görüşmesinde; resmi memuriyetine son verildiği bildirildi. Mustafa Kemal Paşa da Harbiye Nezareti’ne ve Padişah’a, ”resmi vazifesiyle beraber askerlik mesleğinden istifa ettiğini” bildiren telgraf gönderdi. Hiçbir rütbe sahibi olmayan Mustafa Kemal, ”milletinin sinesinde” mücadelesini sürdürdü. Sakarya Meydan Savaşı öncesinde Mustafa Kemal’e, Millet Meclisi, 5 Ağustos 1921′de ”Başkomutanlık” verdi. Savaşın, 13 Eylül’de kazanılmasının ardından, ”Garp Cephesi Komutanı” İsmet (İnönü) Paşa ile Genelkurmay Başkanı Fevzi (Çakmak) Paşa, cepheden, ”Edirne Mebusu İsmet ve Kozan Mebusu Fevzi” imzalarıyla Meclis’e 15-16 Eylül 1921′de gönderdikleri tarihi önergeyle, Mustafa Kemal’e ”Müşirlik” rütbesi ile ”Gazilik” unvanı ”tevcihini” önerdiler. Meclis’in kanunla bu önergeyi kabul etmesiyle ”Mareşal” rütbesi ve ”Gazi” unvanı verilen Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Meclis’e şöyle teşekkür etti:

”… Kazanılan bu başarı, Yüksek Heyetinizin iradesiyle kuvvet bulan ordumuzun iradesi sayesinde, düşman ordusunun iradesinin kırılması suretiyle belirmiştir. Bu sebeple ödüllendirişinizin gerçek muhatabı yine ordumuzdur.”

Mustafa Kemal, 20 Eylül 1921′de orduya yayımladığı bildiride ise şunları kaydetti: ”…Zaferden dolayı sizin kahramanlıklarınızla, sizin gösterdiğiniz nihayetsiz fedakarlıklar pahasına kazanılan bu büyük muzafferiyetlerin millet tarafından takdirini gösteren bu rütbe ve unvanı, ancak size mal ederek bütün askerlik hayatımın en büyük iftihar sermayesi olarak taşıyacağım.” BÜYÜK MİLLET MECLİSİ REİSİ BAŞKUMANDAN MUSTAFA KEMAL PAŞA HAZRETLERİNE GAZİLİK ÜNVANI İTA VE RÜTBEİ MÜŞİRİ TEVCİHİNE DAİR KANUN Kabul Tarihi : 19 Eylül 1337 (1921)

Madde 1.

T.B.M.M. Reisi Başkumandan Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine Gazilik ünvanı rütbei müşiri tevcih olunmuştur. (T.B.M.M. Reisi Başkumandan Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine Gazilik ünvanı ve Mareşallik rütbesi verilmiştir.)

Madde 2.

İşbu kanun tarihir neşrinden itibaren meriyül icradır.

Madde 3.

İşbu kanununa icrasına B.M.M. memurdu

Kars Antlaşması

Kars Antlaşması, Rusya, Ekim Devrimi'nden sonra 1918’de Kafkasya’dan çekildi. Bölgede Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan bağımsızlığına kavuşmuş ve Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti, Gürcistan Demokratik Cumhuriyeti, Ermenistan Demokratik Cumhuriyeti başta olmak üzere üç devlet kurulmuştur. Fakat Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti 2 yıl sonra Kafkasya’yı yeniden işgal etmiştir. Bölgedeki üç devlet Sovyetler Birliği ismini alan yeni Sovyet rejiminin idaresine girdi. Sakarya zaferinden sonra Sovyet Rusya’nın aracılığıyla üç Sovyet Cumhuriyeti Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan ile Kâzım Karabekir'in temsil ettiği TBMM Hükümeti arasında 13 Ekim 1921'de Kars Antlaşması imzalandı. Buna göre: Her 3 Cumhuriyet, Moskova Antlaşması'nı kendileri için de geçerli sayıyordu. Böylece Türkiye’nin doğu sınırı kesinleşti ve Ermeni Sorunu da sona erdi.

Konferans ve İmza

Kars Konferansı'na Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmetini temsilen, Başdelege olarak Doğu Cephesi kumandanı Kâzım Karabekir Paşa, delege olarak Burdur milletvekili Veli Bey, Ankara hükûmetinin Azerbaycan temsilcisi Memduh Şevket Bey, Doğu Anadolu Demiryolları inşaat başmühendisi Muhtar Bey, müşavir (danışman) olarak Batum milletvekili Edip Bey, Reji Umûmî Müfettişi Muvaffak Bey, Doğu Cephesi Kurmay Başkanı Kadri Bey, Kurmay Binbaşı Veysel Bey, Kurmay Binbaşı Talât Bey ve kâtip olarak dışişleri memurlarından Zühtü Bey, Osman Bey ve Cephe yaverleri Nazmi Bey ve Selâhattin Bey katlımışlardır. Antlaşma, Türkiye'yi temsil eden Kazım Karabekir Paşa, Veli Bey, Muhtar Bey, Memduh Şevket Bey, Sovyetleri temsil eden Rusya büyükelçisi Yakov Ganetsky, Ermenistan dışişleri bakanı Askanaz Mravian ve iç işleri bakanı Poghos Makintsian ile Azerbaycan Devlet Bakanı, Behboud Shahtahtinsky ve Gürcistan savunma bakanı Shalva Eliava ve dış işleri bakanı Alexander Svanidze'nin katıldığı bir toplantıyla imzalandı. Sovyetler Sosyalist Cumhuriyetler Birliği 1991’de dağıldıktan sonra bağımsız olan Ermenistan Kars Antlaşmasını tanımadı.[1] Erivan Taşnak Partisi Temsilcisi Kiro Manoyan ve Ermenistan dış işleri bakanı Vartan Oskanyan Kars Antlaşması'nın Sovyetler Birliği ile imzalandığını bağımsız Ermenistan tarafından imzalanmadığını öne sürerek bu sınırların geçerli olmadığını, daha farklı bölgeleri sınır belirlemiş Sevr Antlaşmasını esas aldıklarını belirtti. [2] Ankara Anlaşması (1921) (Ankara Antlaşması (1921) sayfasından yönlendirildi) Git ve: kullan, ara Ankara Anlaşması (20 Ekim 1921) : T.B.M.M ve Fransız Hükümeti arasında Türk-Fransız Cephesindeki faaliyetleri durdurmuştur. Güney sınırımızın taslak olarak belirlenmesine karar verilmiştir, ama asıl politik kararları Lozan antlaşmasına bırakmıştır.

Doğu sorununda İngiltere, Yunanistan ve İtalya ile milli menfaatleri uyuşmayan Fransa, Sevr Antlaşması'nın imzalanmasından 3 ay önce Türk-Fransız Cephesi'nde geçici bir mütareke yaparak T.B.M.M ile ikili ilişkilere başlamıştı. Ancak, yeni T.B.M.M'ni bir siyasi mevcudiyet olarak kabul etmelerine rağmen Milli Hükümet'in Fransa ile ilişkileri daha ileri götürmesi mümkün olmamıştı. Sakarya Zaferi'nin kazanılması ve Sovyet Rusya ile Ankara Hükümeti arasında imzalanan Moskova Antlaşması, Türk-Fransız ilişkilerini de olumlu yönde etkiledi. Fransa Cumhuriyeti, eski bakanlarından Franklen-Buyyon (Henry Franklin-Bouillon)'u gayriresmi olarak Ankara'ya gönderdi. 9 Haziran 1921'de Ankara'ya gelen Buyyon, Mustafa Kemal, Dışişleri Bakanı Vekili Yusuf Kemal Bey ve Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa ile iki hafta kadar devam eden görüşmelerde bulundu. Özellikle, Mustafa Kemal ile Franklen-Buyyon arasında yapılan görüşmelerde esas olarak "Misak-ı Milli" konusu ve yeni Türk Devleti'nin mevcudiyeti ele alındı. Franklen-Buyyon ve Fransa, "Misak-ı Milli"yi ve yeni devletin varlığım anlamalarına rağmen Yunan ileri harekatının sonucunu ve dolayısıyle Sakarya Zaferi'ni görmeden kesin bir teşebbüste bulunmadılar. Nihayet, Zafer, Fransızlar'ın bu tereddütünü ortadan kaldırdı ve iki ülke arasında Ankara Anlaşması imzalandı.

Ankara Anlaşması ile İtilaf Devletleri Cephesi bozulmuş ve yeni Türk Devleti Fransa tarafından tanınmıştır. Bu anlaşma sonunda Güney Cephesindeki savaş resmen sona ermiş ve Türkiye'nin Güney hududu belirlenmiştir. Nihayet bu antlaşma ile Türk milli emellerinin haklılığı ilk defa olarak batı devletlerinden birisi tarafından da resmen haklı görülmüş ve onaylanmıştır. Antlaşmanın imzalanmasını müteakip iki ülke aynı düzeyde temsilcilerini karşılıklı göndererek siyasi ilişkilerine süreklilik kazandırmışlardır. Fakat, bu antlaşma ile Fransa ve Türkiye arasındaki askeri harekat sona ermiş olmasına rağmen, Lozan müzakeresinde Fransa, İtilaf Devletleri safındaki yerini ve durumunu muhafaza etmiştir. Mustafa Kemal Paşa tarafından şahsen yönetildiği için Başkomutanlık Meydan Muharebesi olarak anılır. Kurtuluş Savaşı'nın kesin bir Türk zaferiyle sonuçlanmasını sağlayan bu çarpışmanın yıldönümü Türkiye'de ulusal bayram olarak kutlanmaktadır. Kurtuluş Savaşı'nın pon evresi 26 Ağustos 1922'de Afyonkarahisar Kocatepe'de başlayan Büyük Taarruz ile açılmış ve 9 Eylül 1922'de İzmir'in Yunan işgalinden kurtarılmasıyla sonuçlanmıştır. çııÖÖçşKütahya'ya bağlı Dumlupınar Köyü (şimdi ilçe olan) yakınında 30 Ağustos 1922'de Türk ve Yunan orduları arasında meydana gelen savaş. Diğer adı Dumlupınar Meydan Muharebesi'dir. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa tarafından şahsen yönetildiği için Başkomutanlık Meydan Muharebesi olarak anılır. Kurtuluş Savaşı'nın kesin bir Türk zaferiyle sonuçlanmasını sağlayan bu çarpışmanın yıldönümü Türkiye'de ulusal bayram olarak kutlanmaktadır. Kurtuluş Savaşı'nın pon evresi 26 Ağustos 1922'de Afyonkarahisar Kocatepe'de başlayan Büyük Taarruz ile açılmış ve 9 Eylül 1922'de İzmir'in Yunan işgalinden kurtarılmasıyla sonuçlanmıştır.

Bugün 11 ziyaretçi (35 klik) kişi burdaydı!


=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=